04 Eylül 2007 Salı

Senden Başka 7.Bölüm




Orhan Ömer’in kasasından parayı alırken Rüya’ya yakalanır. Elif durumu ağırlaşan annesinin başında çaresizce beklerken, Orhan hastane masraflarını karşılar. Sevgi ameliyata alınır. Yurt dışından erken dönen Ömer kasadan para alındığını fark eder. Rüya Orhan’ı korumak için parayı kendisinin aldığını söyler. Orhan ise Ömer’e gerçekleri açıklar. Parayı bir yakını için almıştır ve arabasını satar satmaz ödeyecektir. Rüya Orhan’ın bu çok önemli yakınının kim olduğunu öğrenmek için hastaneye gittiğinde Elif’le karşılaşır. Karşılaşma sonunda Orhan’ın Elif’e zengin olduğu yalanını söylediğini fark eder. Rüya’nın eline büyük bir koz geçmiştir. Ameliyata alınan Sevgi bir hafta sonra taburcu olup evine dönmüştür. Hastane masraflarını damadı Salim’in ödediğini düşünmektedir. Elif eniştesinin yalanını bozmaz. Çünkü ablası ve annesinin huzurunu bozmak istemez. Nasılsa Amerika’ya gidip çalışacak ve Orhan’a olan borcunu ödeyecektir. Bunu Orhan’a söylediğinde beklemediği bir teklifle karşılaşır. Orhan Elif’e evlenme teklif eder. Hayriye cephesinde ise tüm hızıyla evlilik hazırlıkları başlar. Kamil bir an önce nikahın kıyılması için Hayri’yi ikna eder. Hayriye için her şey bitmiştir. Murat onu istememektedir ve Hayri ile evlenmek zorundadır.

29 Ağustos 2007 Çarşamba

Senden Başka 6. Bölüm

Kız isteme merasiminin ortasında Sevgi’ye yakalanan Elif ve Hayriye hayatlarının en zor anlarını yaşarlar. Sevgi her şeyi öğrenir. Artık sona gelinmiştir. Leyla’nın ısrarı üzerine isteme merasimini bozamaz ama Sevgi böyle bir yalana asla göz yummayacaktır. Hayriye ve Murat artık resmen nişanlanmışlardır. Elif için zor günler başlamıştır. Elif aşkı ve annesi arasında kalmıştır. Hatasını düzeltmediği sürece annesi tarafından affedilmeyeceğini bilmektedir. Tek çaresi Orhan’a her şeyi açıklayıp ondan ayrılmaktır. Kamil Hayriye’nin eve geç gelmelerinden evden kaçmalarından bıkmıştır. Bir an önce Hayri ile nişan yapılmasına karar verir. Hayriye, Hayri ile nişanlanacaktır. Hazırlıklara başlar. Hayriye’nin tek kurtuluşu Murat’la bir an önce evlenmektir. Ne yapıp edip Murat’ı bir an önce evliliğe ikna etmelidir.

27 Ağustos 2007 Pazartesi

Ezgi Mola Röportajı


Türkan Şoray'la oynamak hayatımın fırsatıydı



atv'de yayınlanan 'Senden Başka' dizisinin sempatik 'Hayriye'si Ezgi Mola tam bir Türkan Şoray hayranı... Genç oyuncu, 'Hayatımın Kadınısın' adlı filmde başrolü paylaştığı Şoray'ı yere göğe sığdıramıyor..
atv'nin sevilen dizisi 'Senden Başka'da Hayriye'yi canlandıran genç oyuncu Ezgi Mola'nın yıldızı her geçen gün biraz daha parlıyor. Geçen yıl 'Hayatımın Kadınısın' adlı sinema filminde Türkan Şoray ve Uğur Yücel'le başrolü paylaşan ve bir de ödül kazanan Mola'ya bakan herkes Sultan'ın gençliğine benzetiyor. Şoray'ı yere göğe sığdıramayan Ezgi Mola, 'Uğur Yücel ve Türkan Şoray'la birlikte çalışmak çocukluk hayalimdi. Bu hayatımın en büyük fırsatıydı' diyor.

* İlk diziniz 'Karate Can'la oyunculuğa başladınız. Bu noktaya gelene kadar asıl bir süreçten geçtiniz?
Kartal Tibet'in dizisi 'Karate Can'la güzel bir deneyim yaşadım. Kartal Tibet gibi usta bir yönetmenle çalışmak henüz liseye giden biri için iyi bir deneyim. Daha sonra 'Sultan Makamı', 'Sevinçli Haller' en son da 'Hırsız-Polis'te oynadım. 'Hokkabaz' ve 'Organize İşler' ve 'Hayatımın Kadınısın' gibi sinema filmlerinde rol aldım.

* Hayatımın Kadınısın'da Türkan Şoray'la oynadınız ve birçok insan sizi Sultan'ın gençliğine benzetti. Teklif bu sebeple mi size yapıldı?
Teklifi Uğur Yücel yaptı... 'Hırsız Polis' dizisinde beraber çalışıyorduk. Herhalde fizik olarak benzerliğimi göz önüne almıştır. Ama oyunculuğumu da beğendiğini her fırsatta söylüyordu. Çocukken, 'Uğur Yücel'le çalışıcağım ve Türkan Şoray'ın kızı olacağım' derdim... Bir sabah aradı beni. 'Ben Uğur Yücel' dedi. Uyku sersemi yataktan düştüm... Öyle şaşırdım ki!

* Ya sonrası?
Hayatımdaki en büyük deneyimdi. Türkan Şoray'la beraber çok büyük bir adım attım. Onunla oynamak demek, Türk Sineması'yla oynamak demektir. Ekrana bakıp onu izlerken nasıl bir kadın, nasıl bir oyunculuk diye düşünürdüm. 23 yaşındaki bir insan için kariyerinde olabilecek en güzel şeydi.

BU FİLMLE ÖDÜL ALDIM
* Bu 2006 yapımı projenizin size deneyimden başka artısı oldu mu?
Bana bir ödül getirdi bu proje. Sadri Alışık 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' ödülünü aldım.

* Şu anki projeniz olan 'Senden Başka'ya gelelim. Teklif nasıl geldi?
Ödül töreninden bir gün sonra casting direktörü; Harika Uygur bu projede Saadet Işıl Aksoy'la iyi bir ikili olabileceğimizi düşünmüş. Gerçekten de öyle oldu. Çok iyi anlaşıyoruz.

* İnsanlar 'Saadet mi daha güzel yoksa Ezgi mi?' konuşuyor. Siz aranızda bunun sohbetini yaptınız mı hiç?
Hiç öyle bir konu geçmedi. Zaten şu an yanımızda olsa Saadet, 'Yok sen güzelsin', 'Aaa... olur mu öyle sen güzelsin' diye birbirimize iltifat ederdik. Saadet'i çok beğeniyorum. Bence çok güzel ve çekici bir kız. Kendimle de bir sorunum yok. İkimizin rolleri çok farklı.

* Rolünüze nasıl hazırlanıyorsunuz? Hazırlanırken çok Türk filmi izlediniz mi?
Açıkçası bizim diziye hazırlık aşamamız çok fazla olmadı. Bu yüzden bu şekilde hazırlanmam mümkün olmadı. Ben zaten Türk filmlerini ne zaman denk gelsem izlerim. Dizi ilk başladığında, size karakterlerin belirgin özelliklerini veriyorlar ve artık gerisi sizin hayal gücünüze ve yaratıcılığınıza kalmış bir şey oluyor. Rol kesmeyi, pozlar vermeyi sevmiyorum. Ayrıca herhangi bir sahnem hiç estetik olmayabilir, ama ben bunun kaygısıyla oynamıyorum. Eğer iyi oynuyorsanız insanlara onu yansıtırsınız.

* Murat ve Hayriye'nin aşkı yalan üzerine kuruldu. Sizce işin içinde aşk olduğunda insanların daha dürüst olmaları gerekmez mi?
Hayriye'nin kendince haklı tarafları var. Bir yandan acımasız, bir yandan da aslında içinde çok saf ve temiz kalpli. Baba baksıkı görüyor, fakirler... Üstelik bu kız bir giyim mağazasında tezgahtarlık yapıyor. Yanına gelen giden kızlar, zengin ve çok bakımlılar. Parada pulda gözüm yok diyen insan bile bunu hayal eder. Ne kızabiliyorum, ne de tasvip edebiliyorum.

HAYRİYE'YE KIZAMAM
* Yerinde olsaydınız onun yaptığı gibi mi yapardınız?
Yaptığı şeylerin bazılarını ben yapmam ama ona da kızamam. Çünkü; kendine göre haklı sebepleri var. Bu kız üniversite okamamış, konumunu biliyor. Benim böyle bir arkadaşım olsa: 'Canın sağolsun' demekten başka bir şey yapamam.

* Biraz balık etlisiniz ve bu size çok yakışıyor. Çevrenizdeki insanların kilonuza tepkisi nasıl?
Vallahi bir ara yakınımdakiler, 'Ver artık şu kilolarını' diye üstüme gelmeye başladılar. Ama beni daha iyi tanıdıklarında, bunun gereksiz olduğunu anladılar. Çünkü aynaya baktığım zaman kendimi seviyorum. Çocukluğumdan beri tombiş bir kızım, yemeği çok severim. Kompleksim yok. Kendimi seviyorum ama zayıf birini oynamam gerekirse ve bu rol oyunculuğumu ileri götürücekse 'kilo vermem' diyemem. Çünkü mesleğime ihanet etmiş olurum.

24 Ağustos 2007 Cuma

Saadet Işıl Aksoy Röportajı


Basit olmayı seviyorum


Yumurta’ filmiyle Cannes Film Festivali’nde boy gösteren Saadet Işıl Aksoy, Hollywood şansını deniyor.

Babası başkomiser, annesi emniyet müdür yardımcısı olan Saadet Işıl Aksoy, "Yumurta" filmiyle Cannes Film Festivali’nde boy gösterdikten sonra şimdi de Alejandro Chomski’nin yönettiği "A Beautiful Life" ile Hollywood’da şansını deniyor... Tempo dergisine konuşan genç oyuncu, yaşam felsefesini şöyle özetledi: "Yaşam felsefem; basitlik. Çünkü basit olmayı çok seviyorum. Herkesin beni anlaması hoşuma gidiyor."

Polis çocuğu olmak nasıl bir şey?

- Annemle babam yoğun çalışıyorlardı ve işleri gereği evden uzaktaydılar. Hep anne, baba özlemi içindeydim. Tabii bir de şöyle bir durum var: Eve geldiklerinde anne babaydılar. Onların polis olması beni ilgilendirmiyordu. Çünkü bana yansıtmıyorlardı. Herkes annemi, polis olmasından dolayı çok sinirli sanıyor. Aslında öyle değil. Her anne gibi yemek ve ev işlerini yapan bir kadın.

Polis sizi yolda çevirdiğinde, "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" dediğiniz oldu mu?

- Hayır, olmadı. Polis beni kaç kere yolda çevirdi ve ceza ödedim. Ama hiçbir zaman babamın veya annemin forsunu kullanmadım. En fazla diyebileceğim şey, onlarla empati kurarak, sevimli bir şekilde, "Babam da sizin meslektaşınız" demek olur.

Polis olmayı hiç düşünmediniz mi?

- Liseyi bitirdiğimde "Acaba polis olsam mı?" diye düşündüm. Annem ve babam beni karşılarına alıp polisliğin zorluklarını anlattı. "Biz çok seviyoruz mesleğimizi. Ama zorluklarını sen de bizimle yaşadın" dediler. Ondan sonra, bir anlık heves olduğuna inandım.

Peki, siz polis olabilir miydiniz? Onlar gibi soğukkanlı ve sert misinizdir?

- Anneme çok benziyorum. Hem tip hem de huy olarak. O yapıyorsa ben de yapabilirim diye düşünüyorum.

Polisler, meslekleri gereği çok tatsız olaylar yaşıyorlar. Bunlar eve yansır mı?

- Yansıdığını hiç görmedim. Tabii ki kendilerini iyi hissetmediği zamanlar oluyordu. Ağabeylerim ve ben hemen anlıyorduk. Annem doğru düzgün eve gelemiyordu; ama o kadar işi olmasına rağmen benimle saatlerce konuşup beni mutlu etmeye çalışıyordu. Ben annemin yerinde olsam çocuğuma böyle sabırlı davranamam.

Ağabeyleriniz karışırlar mıydı size?

- Büyük ağabeyim her şeyime karışırdı. "Nereye gidiyorsun?", "Kiminlesin?", "Onu giyme" gibi laflar söylerdi. Hemen araya babam girerdi. "Karışmayın benim bir tanecik kızıma" derdi. Biraz da nazlıyım herhalde.

AŞK BİR RASTLANTIDIR

Polisin yeni yetkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Hiçbir bilgim yok.

"Senden Başka" dizisinde, arkadaşınızın uğruna, sevdiğiniz kişiye yalan söylüyorsunuz. Normalde dostlarınız için "Çiğ tavuk bile yerim" der misiniz?

- Evet, öyleyimdir. Ailem ve dostlarım çok önemlidir benim için. Oyunculuğa başladığımdan beri dostlarımın ikinci ailem olduğuna inandım. Ama hiçbir zaman onlarla üzüntülerimi paylaşmam. Üzüntülerimi içimde yaşamak isterim. Etrafa negatif enerji vermek hoşuma gitmiyor. New York’ta kaldığım dönemde arkadaşlarıma yazabilmek için kendime internetten sayfa açtım. Çünkü New York benim hayalimdeki yerdi. Orayı onlarla paylaşmak istedim.

Aşk hayatınız nasıl?

- Şu an hayatımda kimse yok. Ama aşkın rastlantı olduğuna inanıyorum.

"Yumurta" filmiyle 60. Cannes Film Festivali’ne katıldınız. Nasıl bir duyguydu?

- O anı anlatmak gerçekten zor. Uçaktayken dondum, yabancılaştım. Kendi kendime "Şu an başka bir dünyadasın Saadet" dedim. Beni, kendi hayatıma yabancılaştırabilecek bir durumdu. Ama yabancılaşmamak için elimden geleni yaptım.

"Kamera karşısında öpüşmem, sevişmem" gibi kurallarınız var mı?

- Öyle kurallarım yok.


Hangi şartlarda soyunursunuz?

- Senaryoda eğer bir bütünlük varsa, sevişmek veya öpüşmek gerekiyorsa, yaparım. Ama çok alakasızsa, ne o senaryoyu kabul ederim ne de öyle bir şey yaparım.

Son soru: Yaşam felsefeniz nedir?

- Basitlik. Çünkü basit olmayı çok seviyorum. Herkesin beni anlaması hoşuma gidiyor.

Hollywood deneyimi çok keyifliydi

Amerika’da Meltem Cumbul ve Tuba Ünsal’la birlikte bir Hollywood filmi; "A Beautiful Life"ta oynayacaktınız. Ne oldu o projeye?

- Çekimlerini yaptık. Çok keyifliydi. Küçük bir rolde oynadım. Uyuşturucu batağına saplanmış genç bir kızı canlandırdım. Ama oranın havasını solumak bile büyüleyiciydi.

Film tutkunu olduğunuzu duydum. Doğru mu?

- Evet, Amerikan bağımsız sinemasını seviyorum. İzlerken adrenalinim yükseliyor.

"Senden Başka" dizisindeki Elif rolüne Yeşilçam yıldızlarını seyrederek hazırlanmışınız...

- Evet, eski Türk filmlerini yansıtmasını istedik dizide. Türkan Şoray’ın hastasıyım. Ama Diane Kruger idolümdeki oyuncu. Onun yaşam felsefesini kendimde buluyorum.

Oyuncu olarak hayalleriniz neler?

Farklı yerlerde, farklı senaryolarla ses getirmek istiyorum. Bu yer İran da olabilir, Amerika da, Hindistan da...

14 Ağustos 2007 Salı

Senden Baska 5. Bolum



Senden Baska 5.Bölüm Özeti



Orhan Rüya’nın fotoğraflarının kaybolduğunu fark eder. Fotoğrafların Elif’in eline geçtiğinden habersizdir. Elif’in isteğiyle buluşurlar. Orhan yine bir yanlış anlaşılmanın ortasında kalır. Hayriye ve Murat’ın arası da pek iyi değildir. Murat nişanlanmak için erken olduğunu savunur. Hayriye’nin ise beklemeye hiç niyeti yoktur. Murat’ı ikna etmek zorundadır ve ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Hayri’den kurtulup Murat’a kavuşmasının tek yolu budur. Murat dirense de sonunda kabul etmek zorunda kalır. İkisinin de ortak bir sorunu vardır. Asla sahip olamayacakları zengin aileleri... Ekrem Bey ve ailesi tatil için evden ayrılır ayrılmaz nişan hazırlıkları başlar. Hayriye ve Murat bu özel geceye hazırdır. Oysa nişan gecesi büyük sürprizlere gebedir...

07 Ağustos 2007 Salı

Senden Baska 4. Bolum




Elif’i görmek için evine gittiğini sanan Orhan, beklemediği bir sürprizle karşılaşır. Aynı anda Ekrem’in evine gelen Salim, boşanma meselesi yüzünden kıyameti koparır... Emel’in boşanma konusundaki kararlılığı Salim’in evden gitmesine neden olur. Salim ve Emel ilişkisi, Salim’in kontrolünden çıkmıştır. Rüya’nın uygunsuz fotoğrafları beklenmedik olaylara sebep olur. Elif’le ilişkileri tüm hızlıyla ilerlerken yalanın giderek büyümesi gençleri iyice çaresiz bırakmıştır. Elif, Orhan’ın ondan bir şeyler sakladığına emindir. Hayriye’ye anlatır. Meraklı Hayriye gizemli fotoğrafların peşine düşer. Düğün hayalleri içinde yanıp tutuşan Hayriye, muradına ermek için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıdır. Fakat hiç ummadığı bir kısmet kapısını çalar. Babasının bu hayırlı kısmeti kaçırmaya hiç niyeti yoktur. Hayriye içinden çıkılmaz bir durma düşmüştür. Tek umudu Elif’tir...

Saadet Isil Aksoy Roportaji


Rolüme Yeşilçam yıldızlarını izleyerek hazırlandım


'Senden Başka' adlı dizide genç bir oyuncunun yıldızı parladı: Saadet Işıl Aksoy... Dizide Elif'i oynayan Aksoy, rolüne hazırlanırken Türkan Şoray, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit'in oynadığı filmleri izlediğini söylüyor..

atv'nin reytingleri alt üst ettiği dizisi 'Senden Başka'da genç bir oyuncunun yıldızı parlamaya başladı: Saadet Işıl Aksoy... Daha önce 'Güz Yangını' ve 'Esir Kalpler' adlı dizilerde, 'Yumurta' adlı sinema filminde rol alan Aksoy'u, 'Senden Başka'da Elif karakteriyle izliyoruz. Genç oyuncu, diziye eski Türk filmlerini; Türkan Şoray, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit'i tekrar tekrar izleyerek hazırlandığını söylüyor ve şöyle devam ediyor: 'Bu samimiyeti ve büyüyü yakaladıkları için onlara çok imreniyorum' ...

SİNEMA TUTKUNUYUM
* Oyunculuk kariyeriniz nasıl başladı? Sizi oyunculuğa yönelten neydi?
Kendimi bildim bileli sinema bana çok heyecan vermiştir. Üniversitede okuduğum dönemde çevremin de etkisiyle sinema benim için tutkuya dönüştü. Pera Güzel Sanatlar'da 'Kamera Önü Oyunculuk' workshop'larına başladım, bir yandan da okulda film dersleri alıyordum. Sonra her fırsatı bu konuda kendimi geliştirmek için kullandım.

* Güz Yangını, Esir Kalpler, Senden Başka dizileri ile Yumurta filmi ve Zincirleme Film Tamlaması adlı bir kısa film... Bu büyük bir başarı... Sizce de öyle değil mi?
Açıkçası kendim için 'çok başarılıyım' demek bana çok doğru gelmiyor. Asıl başarının insanın kendi iç dünyasında sağlanabildiğini düşünüyorum. Kendine dürüst olmak mesela. Buna ulaşabildiğimde ancak bir başarıdan söz edilebilir. Hâlâ büyümeye çalışıyorum.

* 'Yumurta' 60. Cannes Film Festivali'nin 'Quinzaine des Realisateurs' bölümüne seçildi. Neler hissettiniz?
Filmi Tire'de çektik ve ben de tüm ekiple yaklaşık iki ay boyunca orada yaşadım. Zaman zaman duruma yabancılaştığım oldu, sanki orada film çekmiyorduk da yaşıyorduk aslında. Oynadığım ilk sinema filmini ilk kez izlemek tabiki benim için çok anlamlıydı.

* İleride kendinizi görmek istediğiniz yer neresi? Örnek aldığınız oyuncular var mı?
Çok taktir ettiğim oyuncular var. Türkiye'den Türkan Şoray, Başak Köklükaya; yurtdışından Cate Blanchett, Juliette Binoche, Marilyn Monroe hayranıyım. Onları izlerken o kadar heyecanlanıyorum ki! Kendimi görmek istediğim yer neresi derseniz; ben kocaman bir evrenin küçücük bir parçasıyım ama elimden geldiğince iyi bir insan olup, inandığım işler yapmak istiyorum!

* İnsanların, adınızı duyduklarında ne düşünmesini istersiniz?
Bu hayatta kimseye zarar vermeden iyi bir şeyler yapma çabasında olan biri olarak anılmak isterim. Tek stratejim hislerime güvenmek ve bu doğrultuda hareket etmek.

* Oyunculuk yapmıyor olsaydınız, ne yapardınız?
Herhangi bir iş yapıyor olabilirdim, yeter ki bu işe beni tutkuyla bağlayacak nedenlerim olsun.

* Sizce TV dizisi mi yoksa sinema filmi mi daha keyifli?
Dizide hızlı bir tempo ve telaş var. Sinema filminde ise senaryo üzerinde düşünmek için daha uzun bir zaman oluyor. İkisini de eğlenceli buluyorum. Dizide bir sezon boyunca aynı karakteri oynamak bazen çok monotonlaşabilir ama yeni bir şeyler ekleyip risk aldığınız sürece sorun olmaz.

DİZİDEKİ SIR SAMİMİYET
* 'Senden Başka' iyi bir izlenme oranı elde etti. Bu başarının sırrı nedir sizce?
Bütün ekip olarak (kamera arkası ve önü) çok iyi anlaştık ve çok pozitif bir ortam oluştu. Bu samimiyetin ekranın diğer tarafına geçtiğine inanıyorum.

* Dizideki Elif yalan üzerine bir aşk kuruyor. Böyle bir şey yaşadınız mı? Yalan söyleyen bir sevgili ya da sizin yalan söylediğiniz bir ilişki...
Hayır, yaşamadım.

* Elif karakterini eski Türk filmlerinden hangi oyuncu ile özdeşleştirebiliriz?
Belirgin bir karakter söyleyemem ama Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit'i tekrar tekrar izledim çekimlere başlamadan önce. Bu büyüyü yakalayabildikleri için onlara imreniyorum. Neresinden kapsam kârdır diye düşünüyorum.

* Saadet Işıl Aksoy kendisini üç kelimeyle anlatsa...
Kendini anlatmakta zorlanan.

www.fanburada.com


Güzellik bir bütündür, görüntüye takılmamak gerekir!


Oyunculuk dışında bir uğraşınız var mı?
Boş zaman buldukça film izlerim. Elimden geldiğince kitap okumaya çalışırım. 'Roller blade' yapmayı çok seviyorum ama sürekli düştüğüm için bir yerlerimi sakatlıyorum. O yüzden son zamanlarda pek yapamıyorum. Seyahat delisiyim ama turist olarak gezmeyi pek sevmiyorum. Gittiğim yerlerde hemen oralı olmaktan hoşlanıyorum.

* Güzel bir kadınsınız.. Güzellik başa bela mı, yoksa tadı çıkarılması gereken tatlı bir hediye mi?
Güzellikten ne anladığınıza bağlı. Ben güzelliği hiçbir zaman salt fiziksel görünüş olarak algılamadım. Ailem de bana küçüklüğümden beri güzelliğin bir bütün olduğunu aşıladı. Görüntüye çok takılı kalmam. Ama haliyle tadını çıkarıyorum tabii, hayatın içindeki tüm güzelliklerin olduğu gibi...